L’Oréal, ‘Share&Care’ ile çalışanları mutlu ediyor

L’Oréal, ‘Share&Care’ programı ile 68 ülkede çalışanlarının mutluluğu için çalışıyor.

Yüzyılı aşkın bir süredir güzellik alanında fark yaratan çalışmalara imza atan L’Oréal, küresel ekonomik performans ile sosyal performansı birleştirmek için 2013 yılında başlattığı ‘Share&Care’ progamını 68 ülkede uyguluyor. L’Oréal’in ‘Share & Care’ programı sağlıkta, sosyal haklarda, aile yaşamında ve iş yerindeki yaşam konularında, grubun 68 ülkede görev yapan tüm çalışanlarına dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, eşit haklara sahip olmalarını sağlıyor. L'Oréal Türkiye Genel Müdürü Claude Rumpler şirketlerin ekonomik performansları kadar sosyal performanslarının da hayati bir rol taşıdığına yürekten inandıklarını, bu nedenle de 2 yıl önce bu programı başlattıklarını belirtti. Rumpler şirketin evrenselleşme stratejisinin bir parçası olan programa ilişkin şu bilgileri verdi: “Biz L’Oreal’de; paylaşım ve sosyal vizyon olmadan küresel bir başarı, sürdürülebilir bir ilerleme olamayacağına inanıyoruz. Dünya nüfusunun sadece %39’unun sağlık hizmetinden faydalandığı bir zamanda, ‘Share&Care’ programı birçok ülkede büyük bir buluş niteliği taşıyor. L’Oréal’in çalışanlarının hep yanında olduğunu vurgulayan bu program dünya çapında, kapsayıcı 4 başlıkta uygulanıyor. L’Oréal “Zorluklarımı Sahiplenir”, “Sağlığımı Düşünür”, “İşime Keyif Katar”, “Ailemi Önemser”. Share & Care ile bu başlıklar Koruma (hayat sigortası), İlgi (sağlık), Özel Hayat Dengesi (ebeveynlik) ve Konfor (işyerinde yaşam kalitesi) olarak kategorize edilerek sistematik bir şekilde uluslararası uygulanan tek sosyal insiyatif olma özelliği taşıyor. Program L’Oréal’in global CEO’su Jean-Paul Agon tarafından bizzat desteklenen ve ekonomik performansın küreselleşmesi ile sosyal performansı harmanlayan bir program. Her ülkede bu programın içselleştirilerek standartları yakalaması için 2 yıllık bir süre söz konusu ve biz Türkiye olarak bu programı ilk hayata geçiren ülkeler arasındayız. Ayrıca bu konu grubumuzun güçlü toplumsal geleneğini yansıtması, özellikle yeni kuşak çalışanların şirketimizi sahiplenmesi anlamında da büyük önem taşıyor.” L’Oréal’in insan kaynaklarının üzerine titrediğine vurgu yapan Claude Rumpler sözlerine şöyle devam etti; “İnsan kalitesini arttırmak hem şirkete hem de yöneticilere önemli katkılar sağlıyor. 68 ülkede ortak bir dil oluşturmak için ön araştırma anketleri yapıldı. Programla birlikte Türkiye de dahil olmak üzere yurtdışındaki birçok ülkede çalışanlarımıza yönelik çok önemli haklar tanıyoruz.” Türkiye programı ilk ve en zengin içerikle uygulayan ülkelerden… Program kapsamında yerel uygulamaları da hayata geçirdiklerini söyleyen L’Oréal Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Canan Karacan programla ilgili şunları kaydetti: “Biz insan odaklı yaklaşımımızın en iyi örneği olan Share & Care programını ilk hayata geçiren ülkelerden biriyiz. L’Oreal Türkiye olarak ‘Share&Care’ programı dâhilinde tüm çalışanlarımızın hayat sigortasının kapsamını piyasa uygulamasının iki katına çıkardık, sağlık için önleyici taramalar ve bilinçlendirme aktiviteleri yapmaya başladık. Doğum iznindeki çalışanlarımıza bir önceki görevlerine veya en az ona denk görevlere dönmesini garanti ediyoruz. Ayrıca ücret artışlarını göreve devam etmiş olsalardı nasıl olacaksa yine o şekilde gerçekleştiriyoruz. Yeni annelerimize doğum izni sonrası iş ve özel hayat dengesini daha kolay sağlamaları amacıyla geri dönüş koçluğu sunmaya başladık. Kafe alanımızı baştan sona yeniledik. İçinde kütüphanesi ve oyun alanı olan kafemizde çalışanlarımızın sosyalleşmesi için ortam hazırladık. Ayrıca çalışanlarımız için sanat, spor, eğlence, gezi, sosyal sorumluluk gibi pek çok alanda düzenli olarak sosyal etkinlikler düzenliyoruz. Şirket binamızda yepyeni bir spor merkezini çalışanlarımızın kullanımına açtık. Esnek saat uygulaması, kapsamlı özel sağlık sigortası uygulamalarımız da devam ediyor. Öte yandan ofis hayatını iyileştirmek için bilgi işlem teknolojilerimizi ve ofis ekipmanlarımızı sürekli olarak yeniliyoruz. Ayda bir gerçekleştirdiğimiz Happy Hour’larla iş ortamına renk katmayı hedefliyoruz. Çalışanlarımıza, L'Oréal ürünlerine indirimli olarak erişebilmelerinin yanı sıra, diğer firmalardan da yararlanabilecekleri indirimler alıyoruz. L'Oréal Share&Care programı insan odaklı kültürümüz, prensiplerimiz ve hedeflerimiz doğrultusunda oluşturulmuş eşsiz bir program. Share & Care aynı zamanda L’Oréal’in sürdürülebilirlik programı “Güzelliği Herkesle Paylaşmak’ isimli 2020 taahhütlerimizin de bir parçası. L’Oréal Türkiye hakkında Dünyanın 1 numaralı güzellik şirketi L’Oréal Grubu bünyesinde 1980'li yıllardan bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren L’Oréal Türkiye, kadın ve erkeklerin tüm güzellik ihtiyaçlarını karşılayan ürünler sunuyor. L’Oréal’in küresel büyüme için belirlediği ‘bir milyar yeni müşteri’ hedefine en çok katkıyı sağlayan ülkeler arasında yer alan ve kendi bölgesi olan Doğu Avrupa’da stratejik bir konuma sahip L’Oréal Türkiye, faaliyet alanlarında pazarın genel büyümesinin üzerinde bir performans gösteriyor.Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 'Herkes için güzellik' misyonunu sahiplenen L'Oréal Türkiye, globaldeki asırlık bilgi ve deneyimini “Tüketici Ürünleri”, “Lüks Ürünler”, “Profesyonel Ürünler” ve “Aktif Kozmetik” bölümleri ile tek bir çatı altında sunuyor. Türkiye'de bulunan 21 markası ve 1 fabrikasıyla yerel markalara da yatırım yaparak sektöre ve ekonomiye daha fazla değer katıyor. L'Oréal Türkiye tutku, yenilikçilik, girişimcilik, açık fikirlilik, mükemmeliyet arayışı ve sorumluluk bilincinden oluşan değerleri ve güçlü etik prensipler üzerine kurulu yapısıyla Türkiye’de de herkes için güzellik demeye devam ediyor.