L’ORÉAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HEDEFLERİNE 4 YIL ÖNCEDEN ULAŞMAYA BAŞLADI

L’Oréal'in sürdürülebilirlik hedeflerini açıkladığı “Güzelliği Herkesle Paylaşmak 2016 Raporu” sonuçları, grubun ekolojik ayak izini büyük ölçüde azaltma hedefine ulaşmak adına çok önemli bir yol katettiğini kanıtladı. 2016 rakamlarına göre Grup, 2020 yılı için koyduğu CO2 emisyonunu yüzde 60 azaltma hedefini tam 4 yıl önce, 2016 yılında aştı.

İklim değişikliğinin sonuçlarının giderek daha da belirginleştiği ve kozmetik sektörü de dahil pek çok alanı etkilediği günümüzde L’Oréal Grup, ekolojik ayak izini büyük ölçüde azaltma hedefine ne kadar yaklaştığını çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. L’Oréal'in sürdürülebilirlik hedeflerini açıkladığı “Güzelliği Herkesle Paylaşmak 2016 raporu”na göre grup 2020 için belirlediği üretim tesisleri ve dağıtım merkezlerindeki CO2 emisyon değerini %60 azaltma hedefini, 2016 yılında gerçekleştirdi.  L’Oreal Grup, CO2 emisyonlarını, üstelik aynı dönemde üretimini %29 oranında arttırdığı halde, planlanandan dört yıl önce aşarak %67 azalttı. Ayrıca, 2016 sonu itibarı ile L’Oreal Grup 15 endüstriyel tesisini karbon nötr hale getirmeyi başardı.

Bu olağanüstü performans, şirketlerin çevre performanslarını değerlendiren bağımsız bir uluslararası kuruluş olan CDP tarafından da tasdik edildi. L’Oréal, 2016'da değerlendirilen 3000'e yakın şirket arasında iklim koruma, sürdürülebilir su yönetimi ve orman kaybıyla mücadele olmak üzere üç temel başlıkta en yüksek performans düzeyini temsil eden “A” notuna layık görülen iki şirketten biri olmayı başardı.

Sürdürülebilir inovasyon: Bütün yeni ürünlerde kademeli iyileştirme

L’Oréal, 2020'ye kadar yeni ya da yenilenen ürünlerinin % 100'ünün çevresel veya sosyal profilini iyileştirmeyi taahhüt ediyor. Bu da dünya çapındaki tüm tüketicilerin aldıkları her yeni  L’Oréal ürününün çevre ve toplum üzerindeki etkisi açısından daha olumlu hale getirilmiş olduğundan emin olmaları anlamına geliyor.

 

L’Oréal markalarının tamamını kapsayan bu taahhüte dair 2016 rakamları yüz güldürüyor. Rapora göre 2016 yılında piyasaya sunulan ürünlerin %82'si (2015'te piyasaya sunulan ürünlerin %74'ü) çevre ve topluma fayda açısından iyileştirildi. 2016'da piyasaya sunulan yeni ürünlerin bir kısmı, örneğin yeni Biolage R.A.W. serisinin şampuan ve saç kremleri ve Garnier Ultra Doux 5 bitki şampuanı %98'in üzerinde biyo-çözünürlüğe sahip.

Rapora göre L’Oréal, 2020 yılına dek tüm dünyada, iş bulma ve çalışma konusunda dezavantajlı grupta yer alan 100.000’den fazla kişiyi istihdam edeceğini açıklıyor. Bu konudaki 2016 rakamları da yine hedefe doğru hızlı adımlarla ilerlendiğini gözler önüne seriyor. Buna göre Grup, 2016 yılında dezavantajlı gruptan toplam 67,533 kişiye istihdam sağladı.

L’Oréal Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkanı Alexandra Palt, “İklim değişikliği, Burkina Faso'da shea yağı ve güney Fas'ta argan yağı benzeri doğal malzemelerin üreticileri ve çiftçiler gibi değer zincirimizin en kolay incinebilir halkalarını etkileyen bir gerçek” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Acil aksiyona ihtiyaç var. 2020 hedeflerimizin yarı yolunda, özellikle sürdürülebilir üretim ve inovasyon anlamında ekolojik ayak izimizi küçültmek ve hedeflerimize ulaşmak için gayretlerimizi arttıracağız.”

Konuyla ilgili konuşan L’Oreal Türkiye Genel Müdürü Claude Rumpler ise “2020’yi hedefleyerek 2 yıl önce tanıttığımız ‘Herkes İçin Güzellik’ programı, sorumluluk anlayışımızın uzun süreli yansıması olarak öne çıkıyor. Bu yıl elde ettiğimiz rakamlar, bu işi ne kadar ciddiyetle ele aldığımızı ve hedeflerimize 2020 yılından önce ulaşacağımızı da gözler önüne seriyor. Topluma ve çevreye pozitif katkı sağlayan programımızla 21. yüzyılın büyük değişimlerinin üstesinden gelmek için hayati önem taşıyan iş birlikçi ve kollektif ruhu hayata geçiriyoruz. Türkiye’de de üretimden, tedarik zincirine kadar tüm çalışma oranizasyonlarımızda belirlediğimiz hedeflere doğru hızla ilerliyoruz. " diye konuştu.

“Güzelliği Herkesle Paylaşmak” Programı: L’Oreal 2020 Sürdürülebilirlik Hedefleri

2013'de başlatılan ve grubun değer zincirinin tamamına entegre edilen “Güzelliği Herkesle Paylaşmak” programı, L’Oréal'in 2020'ye kadar sürdürülebilir gelişim alanında gerçekleştirmeyi planladığı taahhütleri özetleyerek ürünlerin oluşturulma aşamasından dağıtımına kadar, üretim sürecini ve malzeme tedarik aşamasını da içerecek şekilde tüm etkilerini içeriyor.

Program 4 temele dayanıyor:

•            Ürünlerin ve formüllerin ekolojik ayak izlerini azaltmak üzere sürdürülebilir inovasyon; 

•            Üretim tesisleri ve dağıtım merkezlerinin ekolojik ayak izlerini azaltmak üzere sürdürülebilir üretim;

•            Tüketicilere sürdürülebilir tüketim tercihi yapma olanağı sunmak üzere sürdürülebilir yaşam;

•            Büyümemizi Grup'un tüm paydaşları (cemiyetler, tedarikçiler ve çalışanlar) ile paylaşmak.

L’Oréal Türkiye Hakkında

Dünyanın 1 numaralı güzellik şirketi L’Oréal Grubu bünyesinde 1980'li yıllardan bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren L’Oréal Türkiye, kadın ve erkeklerin tüm güzellik ihtiyaçlarını karşılayan  ürünler sunuyor. L’Oréal’in küresel büyüme için belirlediği ‘bir milyar yeni müşteri’ hedefine en çok katkıyı sağlayan ülkeler arasında yer alan ve kendi bölgesi olan Doğu Avrupa’da stratejik bir konuma sahip L’Oréal Türkiye, faaliyet alanlarında pazarın genel büyümesinin üzerinde bir performans gösteriyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 'Herkes İçin Güzellik' misyonunu sahiplenen L'Oréal Türkiye, globaldeki asırlık bilgi ve deneyimini “Tüketici Ürünleri”, “Lüks Ürünler”, “Profesyonel Ürünler” ve “Aktif Kozmetik” bölümleri ile tek bir çatı altında sunuyor. Türkiye'de bulunan 22 markası ve 1 fabrikasıyla yerel markalara da yatırım yaparak sektöre ve ekonomiye daha fazla değer katıyor. L'Oréal Türkiye tutku, yenilikçilik, girişimcilik, açık fikirlilik, mükemmeliyet arayışı ve sorumluluk bilincinden oluşan değerleri ve güçlü etik prensipler üzerine kurulu yapısıyla Türkiye’de de “Herkes İçin Güzellik” demeye devam ediyor.